1. BİLGİLENDİRME AMACI VE NİTELİĞİ İşbu blog yazısında (“Kav Mantarı İşleme Rehberi Potasyum Nitrat vs Geleneksel Küllü Su”) yer alan tüm bilgiler, teknik anlatımlar, kimyasal oranlar ve uygulama yöntemleri münhasıran genel kültür, hobi ve bilgilendirme amacı taşımaktadır. İşbu İçerik, profesyonel bir kimya, hayatta kalma veya iş güvenliği eğitimi niteliğinde olmayıp, uzman tavsiyesi yerine geçmez. Yazar, sağlanan bilgilerin eksiksizliği, güncelliği veya kesin doğruluğu konusunda herhangi bir taahhütte bulunmamaktadır.
2. RİSK KABULÜ VE MÜNHASIR SORUMLULUK İçerikte detaylandırılan yöntemlerin uygulanması, okuyucunun/kullanıcının kendi hür iradesine ve inisiyatifine bırakılmıştır. Potasyum Nitrat (KNO3) ve Potasyum Karbonat (Kül Suyu) gibi kimyasal maddelerin temini, hazırlanması, ısıtılması ve uygulanması süreçleri; yangın, patlama, kimyasal yanık, zehirlenme ve mülkiyet hasarı dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere ciddi riskler barındırmaktadır. Kullanıcı, bu yöntemleri uygulayarak, söz konusu faaliyetlerden doğabilecek tüm maddi, manevi ve bedeni zararların riskini peşinen kabul etmiş sayılır.
3. GÜVENLİK VE TEDBİR YÜKÜMLÜLÜĞÜ Bahsi geçen kimyasal işlemlerin gerçekleştirilmesi sırasında gerekli Kişisel Koruyucu Donanımların (KKD) (koruyucu/yanmaz eldiven, koruyucu gözlük, maske vb.) kullanımı ve çalışma ortamının güvenliğinin sağlanması (havalandırma, yanıcı maddelerden arındırma vb.) tamamen kullanıcının yasal yükümlülüğündedir.
4. SORUMLULUKTAN BAĞIŞIKLIK Yazar ve yayıncı, İçerik’te yer alan bilgilerin yanlış anlaşılması, hatalı uygulanması, dikkatsizlik veya öngörülemeyen kazalar neticesinde üçüncü şahısların veya uygulayıcının uğrayabileceği doğrudan veya dolaylı hiçbir zarar, ziyan veya kayıptan ötürü hukuki veya cezai olarak sorumlu tutulamaz. İşbu metni okuyan her kullanıcı, bu şartları gayrikabili rücu kabul etmiş sayılır.
TEHLİKE VE GÜVENLİK İKAZI
Aşağıda açıklanan prosedürler, Potasyum Nitrat (Oksitleyici) ve Kostik (Aşındırıcı) maddelerin kullanımını içermektedir.
Bu maddeler cilt ve göz ile temasında kalıcı hasarlara; hatalı kullanımda ise kontrolsüz yanma reaksiyonlarına sebebiyet verebilir.
İşlemleri asla kapalı, havalandırması olmayan alanlarda gerçekleştirmeyiniz.
Çözelti hazırlarken metal (özellikle alüminyum) kaplar kullanmayınız; tepkime riski mevcuttur.
Nihai ürün “kendiliğinden yanabilen” sınıfa girmese de, yüksek yanıcılık özelliğine sahiptir. Isı kaynaklarından uzak, nemsiz ortamda muhafaza ediniz.
Çocukların ve evcil hayvanların erişemeyeceği yerlerde uygulayınız.
Kav Mantarı İşleme Rehberi Potasyum Nitrat vs Geleneksel Küllü Su
Ötzi’yi, yani o meşhur Buz Adam’ı bilirsiniz. Alplerde bulunduğunda, binlerce yıldır buzun altında sakladığı bel çantasından modern insanın hayatını kurtaran o şey çıktı:
Kav Mantarı (Fomes fomentarius). Çakmak yok, benzin yok; sadece doğru işlenmiş bir mantar ve bir çakmak taşı.
Ormanda yürürken yaşlı bir kayın, ıhlamur, çınar veya meşe vb. ağaçların gövdesinde at nalına benzeyen o gri mantarı gördüğünüzde, aslında doğanın size sunduğu en eski teknolojilerden birine bakıyorsunuz. Ancak bir sorun var:
Mantarı o haliyle koparıp üzerine kıvılcım çakarsanız, pek bir şey olmaz.
Onu “doğal bir baruta” çevirmek için biraz kimyaya, biraz da kol kuvvetine ihtiyacımız var. Bu yazıda, hem geleneksel Küllü Su yöntemini hem de bazı insanların favorisi Potasyum Nitrat yöntemini (üstelik o meşhur ‘yanlış bilinen’ oranları düzelterek) anlatacağım.
Ancak bu başlıkta benim favorim olan kimyasal yöntem üzerinde daha çok duracağım. Çünkü internette geleneksel yöntem epeyce anlatılmış durumda 🙂
1. Anatomi Dersi: Neyin Peşindeyiz?
Mantarı elinize aldığınızda sert bir odun parçası gibi gelir. Bizim işimiz bütün mantarla değil. Mantarı ortadan ikiye kestiğinizde üç katman görürsünüz:
Dış Kabuk: En üstteki gri, sert tabaka. Tıraşlayıp atın.
Borucuklar: Alt kısımdaki süngerimsi görünen yer. Ateş tutmaz, kesin atın.
Trama: Kullanılacak kısım burası. Kabuk ile borucuklar arasında sıkışmış, süet deriye benzeyen o kahverengi, yumuşak katman. Bize lazım olan sadece bu bölüm.
Bu katmanı bıçağınızla 3 ila 5 milimetre kalınlığında dilimler halinde ve ne kadar uzun parçalar halinde ayırabilirseniz ayırın. Ne kadar geniş yüzey elde ederseniz, işiniz o kadar kolay olur.
2. Kimyasal Hazırlık: Lifleri Ateşe Hazırlamak
Dilimlediğimiz mantarları, en ufak bir kıvılcımı bile yakalayacak hale getirmek için iki yolumuz var. Biri “dede yadigarı”, diğeri “bilimsel yöntem”.
Yöntem A: Geleneksel “Küllü Su” (Doğal ve Sabırlı)
Doğada, elinizde modern kimyasallar yoksa atalarımız ne yapıyorsa onu yaparsınız.
Sert odun küllerini (meşe harikadır) suyla karıştırıp süzdüğünüzde elde ettiğiniz o kaygan su, güçlü bir Potasyum Karbonat kaynağıdır.
İşlem: Mantar dilimlerini bu suda ortalama 30 dk – 1 saat kadar kaynatın.
Sonuç: Bu yöntem mantar liflerini kimyasal olarak parçalar. Kuruyup dövüldüğünde inanılmaz yumuşak, kadife gibi bir doku elde edersiniz.
Sadece ateş yakmak için değil, şapka yapımı veya kanama durdurucu (hemostatik) olarak da bu yöntem kullanılır.
Yöntem B: Potasyum Nitrat (KNO3) (Hızlı ve Keskin)
Eğer amacınız, rüzgarlı bir havada, donmuş parmaklarla çakmak taşını bir kere vurduğunuzda o ateşin yanmasıysa; modern yöntem budur. Ancak internette dolaşan “Bolca koyun, iyi yanar” efsanesine inanmayın.
Altın Oran: %2 – %3 ancak peki ya neden?
Çoğu kaynak %10 ve üzeri oranlar verir. Bu büyük bir hatadır. Çok fazla nitrat, mantarı “gevrek” yapar. Döverken kırılır, toz olur. Daha da kötüsü, bir fitil gibi yanıp saniyeler içinde tükenir.
Bize lazım olan, mantarın için için, uzun süre kor halinde yanmasıdır.
1 litre su kaynatın (sıcak olsun yeter), ardından cam kavanoza dökün.
Mantarlar sünger gibi oldukları için yüzeceklerdir, üzerine bir ağırlık koyup suyun içinde tutun.
24 ila 48 saat bu banyoda bekletin.
3. Kritik Hata: İşlem Sırası
Geldik işin püf noktasına. Çoğu kişi “Önce mantarı döveyim, pamuk gibi olsun, sonra ilaca yatırırım daha iyi emer” diye düşünür. Sakın bunu yapmayın.
Mantar lifleri ıslandığında yapışır. Eğer önce döver sonra ıslatırsanız, kuruduğunda elinizde sert bir mukavva/tahta parçası kalır.
Doğru sıra şudur: Dilimle — Kimyasal Banyo — Kurutma — Dövme.
Mantarı sudan çıkardığınızda sıkmayın, bırakın suyu süzülsün ve kendi halinde kurusun. Kuruduğunda sertleşecek, endişe etmeyin. Son dokunuşu bir sonraki adımda yapacağız.
4. Dövme (Mekanik İşleme)
Elinizde kimyasal emmiş, kurumuş ve sertleşmiş mantar dilimleri var. Şimdi onları “Kav” yapma zamanı.
Düz, pürüzsüz bir zemin bulun. Tahta veya plastik bir tokmakla (metal lifleri kesebilir, tahta daha iyidir) mantar dilimini dövmeye başlayın. Merkezden dışa doğru…
Vurdukça o sert yapının çözüldüğünü, rengin açıldığını ve dokunun kadifemsi bir süet deriye dönüştüğünü göreceksiniz. Elinizle nazikçe çekiştirip lifleri esnetin.
İşte şimdi, o yüzeydeki mikroskobik tüycükler, üzerine düşecek ilk kıvılcımı bekleyen kav haline geldi.
Bu mantardan bir parça koparın, magnezyum çubuğunuzu veya çakmak taşınızı çakın. O minik kor parçasının mantarın üzerinde nasıl yayıldığını, üfledikçe nasıl güçlendiğini izlemek, insanın en keyifli anlarından biridir.
Esen Kalın!
Karşılaştırma: Potasyum Nitrat mı, Küllü Su mu?
Kav mantarını işlerken kullanılan bu iki yöntem, dışarıdan bakıldığında benzer görünse de kimyasal çalışma prensipleri ve elde edilen sonuçlar açısından “gece ile gündüz” kadar farklıdır. İşte farkları:
1. Potasyum Nitrat (KNO3):
Bu yöntem, mantarın fiziksel yapısından ziyade yanıcılığını değiştirmeye odaklanır.
Nasıl Çalışır? Potasyum nitrat güçlü bir oksitleyicidir (oksijen kaynağıdır). Mantar bu çözeltiyi emdiğinde, liflerin içine mikroskobik oksijen depoları yerleştirmiş olursunuz.
Sonuç: Kıvılcım düştüğü anda, mantar havadaki oksijeni beklemeden kendi içindeki oksijeni kullanarak patlayıcı bir hızla tepkimeye girer.
Avantajı: En zorlu hava koşullarında, nemli ortamda veya çok zayıf bir kıvılcımla bile garantili ateş yakar.
Dezavantajı: Mantarı biraz sertleştirir (gevrek yapar). Sadece ateş yakmak için uygundur, başka amaçla (giysi, şapka vb.) kullanılamaz.
2. Küllü Su (Geleneksel Yöntem): “Doğal Yumuşatıcı”
Bu yöntem, mantarın kimyasal yanıcılığından ziyade fiziksel dokusunu değiştirmeye odaklanır.
Nasıl Çalışır? Odun külündeki Potasyum Karbonat (alkali), kaynama sırasında mantarın sert yapısını oluşturan lignin ve selüloz bağlarını kimyasal olarak çözer/gevşetir.
Sonuç: Mantar lifleri birbirinden ayrılarak pamuk veya kadife gibi yumuşacık bir hale gelir. Yanıcılığı, liflerin çok incelmesi ve yüzey alanının artmasıyla sağlanır.
Avantajı: %100 doğaldır. Elde edilen ürün o kadar yumuşaktır ki yapısı deriyi andırır ve şapka yapımında veya (steril edilirse) kan durdurucu olarak kullanılabilir.
Dezavantajı: Hazırlaması zahmetlidir (kül eleme, su hazırlama, kaynatma). Potasyum nitrat kadar “agresif” ve hızlı bir tutuşma sağlamaz.
GÖRSELLER
Dış Kabuk Tıraşlama İşlemi Görüntüsü Borucuklar İle Trama Bölümü Görüntüsü ( Bıçakla Trama Bölümü Gösteriliyor)Dış Kabuk Ve Trama Bölümünün GörüntüsüDilimlenmiş Kav MantarlarıAğaç Üzerinde Görünen İki Adet Kav MantarıAğaçtan Koparılmış Kav Mantarıİçi Gösterilmek İçin Ortadan İkiye Kesilmiş Kav MantarıKav Mantarı AnatomisiTrama Bölümünün Dilimlenmesi AşamasıDilimlenmiş Trama Bölümleri Ve Dış Kabuk Görseli48 Saat Bekletildikten Sonra Süzülen Ve Kurumaya Bırakılan Kav Mantarlarıİşlenmiş Kav Mantarlarının Saklanması ( Muhakkak Hava Almayan Bir Ortamda Muhafaza Edilmelidir )
Selamlar… Malum havalar ısınıyor ve ısınmanın etkisiyle de böcek, haşereler de artık hayatımızda önemli bir sorun haline gelmeye başlıyor. Özellikle kamp ve seyahatlerde bu sorundan korunmanın etkili bir yöntemi mevcut. Bu yöntem Permetrin ve Deet içerikli harika kombinasyon. Bu ikili birlikte kullanıldığında %99’a varan bir koruma sağlıyor. Hem kendi deneyimlerime hem de uzun yıllar araştırmaya dayanan güvenilir bir yöntemdir.
UYARI: Okuyanacağınız bu makaleyi denemeden önce mutlaka doktorunuza danışın. Bu yazı sadece kişisel deneyimleri ve araştırmaları içerir. Oluşabilecek maddi ve manevi sorunlardan bu site ve yazısorumlututulamaz.
Permetrin Nedir? Ve Permetrin ile Giysi Koruması Nasıl Sağlanır?
Permetrin, giysileri böcek ısırıklarına ve böcek kaynaklı hastalıklara karşı korumak için yaygın olarak kullanılan sentetik bir insektisittir (böcek ilacı). Krizantem çiçeğinde bulunan doğal böcek öldürücü piretrinlerin sentetik bir versiyonu olan piretroid grubuna aittir. Giysilere uygulandığında, temas eden böcekleri öldürerek veya etkisiz hale getirerek uzun süreli koruma sağlar.
Permetrinin Böcekler Üzerindeki Etki Mekanizması Nasıldır?
Permetrin (C21H20Cl2O3), böceklerin sinir sistemini hedef alarak çalışan geniş spektrumlu bir insektisittir. Böcekler permetrin ile temas ettiğinde, kimyasal madde sinir hücrelerinin normal işleyişini bozar. Spesifik olarak, sinir hücrelerindeki sodyum kanallarının kapanmasını geciktirir. Bu durum, sinirlerin sürekli olarak uyarılmasına (aşırı eksitasyon), kas spazmlarına, koordinasyon kaybına, felce ve nihayetinde böceğin ölümüne yol açar.
Permetrin, insanlara ve diğer memelilere kıyasla böcekler için çok daha toksiktir. Bunun temel nedeni, böceklerin permetrini vücutlarında insanlar kadar hızlı bir şekilde parçalayamaması ve daha küçük vücut kütlelerine sahip olmalarıdır.
Giysilere Uygulama ve Kumaşla Etkileşim
Permetrin, giysilere iki ana yöntemle uygulanır:
Sprey Ürünler: Kullanıcılar, permetrin içeren sprey ürünleri doğrudan giysilerinin dış yüzeylerine püskürtebilirler. Uygulama genellikle iyi havalandırılan bir alanda, giysiler asılıyken veya düz bir zemine yayılmışken yapılır ve kuruması için belirli bir süre beklenir.
Emdirme Yöntemi: Kullanıcılar Konsantre permetrin ve su karışımı hazırlar. Ürünün kullanma kılavuzunda belirttiği şekilde permetrin ve su karışımını seyrelterek bir karışım elde eder. Giysileri bu karışıma daldırıp bir kaç dakika bekletip kuruması için bekletir. (Bu yöntem çok daha ileri seviyedir fakat daha uzun süre etkilidir.)
Permetrin, kumaş liflerine etkili bir şekilde bağlanır. Bu bağlanma, ilacın yıkama ve aşınma ile hemen kaybolmasını engeller ve etkinliğinin daha uzun süre devam etmesini sağlar. Ancak, permetrinin ciltten emilimi çok düşüktür ve cilt üzerinde hızla parçalanır. Bu nedenle, giysilere uygulandığında böceklere karşı etkiliyken insanlar için nispeten güvenli kalır. Giysi koruması için üretilen permetrin ürünleri kesinlikle doğrudan cilde uygulanmamalıdır.
Giysi Üzerindeki Koruma Mekanizması
Permetrinle işlem görmüş bir giysi, böceklere karşı aktif bir bariyer görevi görür:
Temas Yoluyla Etki: Permetrin, böceklerin sadece yakınına gelmesiyle değil, doğrudan giysiyle temas etmesi sonucu etki gösterir. Böcek (sivrisinek, kene, karınca, pire vb.) permetrinli kumaşa konduğunda veya üzerinde yürüdüğünde, ayakları ve vücudu aracılığıyla insektisite maruz kalır.
Uzaklaştırma ve Öldürme: Permetrin, bazı böcekler için bir miktar uzaklaştırıcı (repellent) etki gösterebilse de, birincil etki mekanizması temas yoluyla zehirlenmedir. Böcekler, genellikle ısırmaya veya sokmaya fırsat bulamadan önce felç olur ve ölürler. Bu “knockdown” etkisi, özellikle keneler gibi daha yavaş hareket eden ve tutunmaya çalışan böceklere karşı önemlidir.
Etki Süresi ve Dayanıklılık
Permetrinle işlem görmüş giysilerin koruyucu etkisi kalıcı değildir ancak oldukça uzun sürebilir. Etki süresi çeşitli faktörlere bağlıdır:
Uygulama Yöntemi: Emdirme yöntemiyle işlem görmüş giysiler genellikle sprey uygulamalarına göre daha uzun süre dayanır.
Yıkama Sayısı: Her yıkama, kumaştaki permetrin miktarını bir miktar azaltır. Ancak, permetrin kumaş liflerine iyi bağlandığı için genellikle birkaç yıkamaya (ürüne bağlı olarak 4-6 ila 20-70 yıkama arasında değişen iddialar bulunmaktadır) kadar etkinliğini sürdürebilir. Ürün etiketindeki talimatlar bu konuda belirleyicidir.
Güneş Işığına Maruz Kalma: Uzun süreli ve yoğun güneş ışığı (ultraviyole radyasyon) permetrinin etkinliğini azaltabilir.
Aşınma ve Yıpranma: Giysinin genel kullanımı ve maruz kaldığı fiziksel koşullar da etki süresini etkileyebilir. Genellikle, evde sprey ile yapılan uygulamaların etkisi birkaç hafta veya birkaç yıkama sürerken, ticari olarak işlem görmüş giysiler (direkt bu amaçla üretilen giysiler bulunuyor) ve emdirme yöntemiyle işlem görmüş giysiler daha uzun süreli koruma sağlayabilir.
İnsan Sağlığı ve Güvenlik Hususları
Permetrin, giysilere doğru şekilde uygulandığında ve kullanıldığında insanlar için genellikle güvenli kabul edilir. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) gibi birçok sağlık ve güvenlik kuruluşu, giysilerde permetrin kullanımını onaylamaktadır. Ancak dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:
Uygulama Önlemleri: Sprey uygulaması yapılıyorsa, bu işlem açık havada veya iyi havalandırılan bir yerde yapılmalı, ürünün solunmasından kaçınılmalı ve uygulama sırasında eldiven kullanılması önerilir. Uygulama yapılan giysiler tamamen kuruduktan sonra giyilmelidir.
Cilt Teması: Permetrin giysiler için tasarlandığından cilde doğrudan sürülmemelidir. Ciltte tahrişe neden olabilir. Giysiler kuruduktan sonra ciltle temasında genellikle bir sorun yaratmaz.
Hassasiyet: Nadiren de olsa, bazı kişilerde permetrinle işlenmiş giysilere karşı ciltte hafif kızarıklık, kaşıntı veya tahriş gibi reaksiyonlar görülebilir. Bu tür bir reaksiyon fark edilirse, giysinin kullanımı durdurulmalı ve bir doktora danışılmalıdır.
Çocuklar ve Hamile Kadınlar: Permetrinle işlenmiş giysilerin 2 aylıktan büyük çocuklar tarafından kullanılması genellikle güvenli kabul edilir. Hamile ve emziren kadınların permetrinli ürünleri kullanmadan önce doktorlarına danışmaları önerilir, ancak birçok kaynak riskin düşük olduğunu belirtmektedir.
Kediler İçin Toksisite: Kediler, permetrini metabolize etme konusunda diğer hayvanlara ve insanlara göre çok daha yavaştır ve bu nedenle permetrine karşı oldukça hassastırlar. Permetrinle işlem görmüş giysilerin kedilerle doğrudan ve uzun süreli temasından kaçınılmalıdır. Uygulama yapılan alanlar kedilerden uzak tutulmalı ve giysiler tamamen kuruduktan sonra bile dikkatli olunmalıdır.
Kullanım Alanları
Permetrinle giysi koruması, özellikle aşağıdaki durumlar ve kişiler için faydalıdır:
Açık Hava Aktiviteleri: Doğa yürüyüşü, kampçılık, avcılık, balıkçılık gibi aktivitelerde bulunan kişiler için sivrisinek, kene ve diğer böcek ısırıklarından korunmada etkilidir.
Seyahat: Özellikle böcek kaynaklı hastalıkların yaygın olduğu bölgelere seyahat edenler için önemli bir koruma yöntemidir.
Mesleki Mecburiyet: Orman işçileri, askerler, tarım işçileri gibi işleri gereği yoğun böcek ortamlarında bulunan kişiler için önerilir.
Sonuç olarak, permetrin ile giysi koruması, doğru kullanıldığında böceklere karşı etkili ve insanlar için nispeten güvenli bir yöntemdir. Kullanım talimatlarına uyulması, potansiyel riskleri en aza indirirken maksimum koruma sağlamak için kritik öneme sahiptir.
Şimdi de Deet içerikli ürünlere genel bir bakış yapıyoruz…
DEET İçerikli Ürünlerin Koruması ve Kullanımı: Detaylı Bilgiler
DEET (N,N-Dietil-meta-toluamid), günümüzde en yaygın kullanılan ve en etkili böcek kovuculardan biridir. Özellikle sivrisinek, kene, pire ve diğer ısıran böceklere karşı koruma sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Etkinliği ve güvenlik profili üzerine yapılmış çok sayıda çalışma bulunmaktadır.
DEET Nedir ve Böcekleri Nasıl Uzaklaştırır?
DEET, ilk olarak 1944 yılında ABD ordusu için geliştirilmiş ve 1957’de sivil kullanıma sunulmuş kimyasal bir bileşiktir. Hafif sarımsı renkte, yağımsı bir sıvıdır.
DEET’in böcekleri nasıl uzaklaştırdığına dair kesin mekanizma hala tam olarak aydınlatılamamış olsa da, kabul gören birkaç temel teori bulunmaktadır:
Koku Reseptörlerini Engelleme: En yaygın kabul gören teoriye göre DEET, böceklerin insanları ve diğer memelileri bulmak için kullandıkları koku alma duyularını (özellikle antenlerindeki koku reseptörlerini) etkiler. İnsanların nefesinden yayılan karbondioksit (CO2) ve terdeki laktik asit gibi kimyasallar, böcekler için cezbedicidir. DEET’in bu kimyasalları algılayan reseptörleri bloke ettiği veya bozduğu düşünülmektedir. Bu sayede böcek, potansiyel bir konağın (insan veya hayvan) kokusunu alamaz veya doğru bir şekilde yorumlayamaz, dolayısıyla konaklama ve ısırma davranışı engellenmiş olur.
Doğrudan Uzaklaştırıcı Koku: Bazı araştırmalar, DEET’in böcekler için hoş olmayan, doğrudan itici bir kokuya sahip olduğunu da öne sürmektedir. Böcekler DEET kokusunu aldıklarında aktif olarak o bölgeden uzaklaşırlar.
Temas İticiliği: DEET sürülmüş bir yüzeye temas eden böceklerin de rahatsız olduğu ve bölgeyi terk ettiği gözlemlenmiştir.
Sonuç olarak, DEET böcekleri öldürmez; bunun yerine onların insanları bir besin kaynağı olarak algılamasını ve yaklaşmasını engelleyerek koruma sağlar.
Hangi Böceklere Karşı Etkilidir?
DEET, geniş bir böcek yelpazesine karşı etkilidir. Başlıcaları şunlardır:
Sivrisinekler: Zika virüsü, Batı Nil virüsü, dang humması, sıtma gibi hastalıkları taşıyabilen sivrisineklere karşı yüksek düzeyde koruma sağlar.
Keneler: Lyme hastalığı, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ciddi hastalıkları bulaştırabilen keneleri uzak tutmada etkilidir.
Pireler, At Sinekleri ve Geyik Sinekleri gibi diğer ısıran böcekler.
Bazı çalışmalarda karasinekler ve sülükler üzerinde de caydırıcı etkisi olduğu rapor edilmiştir.
DEET Konsantrasyonu ve Etki Süresi
DEET içeren ürünler farklı konsantrasyonlarda (%5 ile %100 arasında) bulunabilir. Konsantrasyon, ürünün koruma süresiyle doğrudan ilişkilidir:
Düşük Konsantrasyonlar (örneğin %5-10): Daha kısa süreli koruma sağlar (genellikle 1-3 saat). Sık sık yeniden uygulama gerektirebilir. Kısa süreli dış mekan aktiviteleri için uygun olabilir.
Orta Konsantrasyonlar (örneğin %15-30): Daha uzun süreli koruma sağlar (genellikle 4-8 saat). En yaygın ve genellikle tavsiye edilen konsantrasyon aralığıdır.
Yüksek Konsantrasyonlar (örneğin %50-100): En uzun süreli korumayı sunar (8-12 saate kadar veya daha fazla). Ancak, %50’nin üzerindeki konsantrasyonların koruma süresini anlamlı ölçüde artırmadığı, sadece daha uzun süre etkili kaldığı belirtilmektedir. Yüksek konsantrasyonlar, böcek yoğunluğunun çok fazla olduğu veya uzun süreli kesintisiz korumanın gerektiği ekstrem durumlar için düşünülebilir.
Unutulmamalıdır ki terleme, yüzme, kıyafetlerle sürtünme gibi faktörler DEET’in etkinliğini azaltabilir ve daha sık yeniden uygulama gerektirebilir. Her zaman ürün etiketindeki talimatlara uyun.
Güvenli ve Etkili Kullanım Önerileri
DEET’in güvenli ve etkili kullanımı için aşağıdaki önerilere dikkat edilmelidir:
Sadece Açıkta Kalan Cilde Uygulayın: Giysilerle örtülü cilt bölgelerine DEET uygulamayın. Giysilerin dış yüzeyine de sıkılabilir (ancak aşağıda belirtilen malzeme etkileşimlerine dikkat edin).
Yüz Uygulaması: Yüze doğrudan sprey sıkmayın. Önce elinize sıkın, ardından göz ve ağız çevresinden kaçınarak yüzünüze yayın.
Kesik, Yaralı veya Tahriş Olmuş Cilde Uygulamayın: Açık yaralara veya güneş yanığı gibi tahriş olmuş cilt bölgelerine DEET sürmekten kaçının.
Göz ve Ağız ile Temasından Kaçının: Yanlışlıkla temas olursa, bol su ile yıkayın.
Çocuklarda Kullanım:
2 aylıktan küçük bebeklerde DEET içeren ürünlerin kullanılması önerilmez.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ve Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), 2 aylıktan büyük çocuklar için %10 ila %30 DEET içeren ürünlerin kullanılmasını önermektedir.
Kanada Sağlık Bakanlığı gibi bazı kurumlar, 6 aydan küçük bebeklerde DEET kullanılmamasını, 6 ay-2 yaş arası için en fazla %10 DEET içeren ürünlerin günde bir kez, 2-12 yaş arası için ise %10 DEET içeren ürünlerin günde en fazla 3 kez kullanılmasını tavsiye eder. Her zaman ürün etiketindeki yaş ve uygulama sıklığı talimatlarını kontrol edin.
Çocuklar için genellikle %10 ila %30 arasında daha düşük DEET konsantrasyonları tercih edilir. Koruma süresi daha kısa olacağından gerektiğinde yeniden uygulama yapılabilir.
Ürünü çocuğun cildine bir yetişkin uygulamalıdır.
Çocukların ellerine, gözlerine ve ağızlarına sürmekten kaçının (özellikle küçük çocukların ellerini ağızlarına götürme eğilimi nedeniyle).
Çocuklar iç mekana döndüklerinde DEET sürülmüş ciltleri sabunlu su ile yıkanmalıdır.
Yeniden Uygulama: Ürün etiketinde belirtilen süre sonunda veya aşırı terleme, yüzme sonrası etkinin azaldığını hissettiğinizde yeniden uygulayın. Gereğinden fazla veya sık uygulamaktan kaçının.
İç Mekana Dönünce Yıkayın: Dışarıdaki aktiviteniz bittiğinde ve artık böcek kovucuya ihtiyacınız kalmadığında, DEET uygulanmış cilt bölgelerinizi sabunlu su ile yıkayın. DEET uygulanmış giysileri de yıkamadan tekrar giymeyin.
Alerjik Reaksiyonlar: Nadir de olsa bazı kişilerde ciltte kızarıklık, kaşıntı veya döküntü gibi alerjik reaksiyonlar görülebilir. Böyle bir durumda ürünün kullanımını durdurun ve gerekirse bir doktora başvurun.
Hamile ve Emziren Kadınlar: Mevcut verilere göre, hamile ve emziren kadınların etiket talimatlarına uygun şekilde DEET kullanması genellikle güvenli kabul edilir. Ancak yine de doktorlarına danışmaları önerilir.
DEET’in Malzemelerle Etkileşimi
DEET, bazı sentetik malzemelerle etkileşime girerek onlara zarar verebilir:
Zarar Verebileceği Malzemeler: Plastikler (gözlük çerçeveleri, saat kristalleri, bazı sentetik kumaşlar gibi), suni ipek (rayon), spandeks, asetat, vernikli veya boyalı yüzeyler ve deri. Bu tür malzemelerle temasından kaçınılmalıdır.
Genellikle Güvenli Olduğu Malzemeler: Pamuk, yün ve naylon gibi doğal lifler ve bazı sentetik kumaşlarla genellikle güvenle kullanılabilir.
Kıyafetlere uygularken, önce kıyafetin görünmeyen küçük bir yerinde test yaparak herhangi bir renk değişikliği veya hasar olup olmadığını kontrol etmek iyi bir fikirdir.
Potansiyel Yan Etkiler
DEET, talimatlara uygun kullanıldığında genellikle güvenlidir. En sık bildirilen yan etki ciltte hafif tahriştir (kızarıklık, kaşıntı). Bu genellikle ürün yıkanınca geçer.
Çok nadir durumlarda, özellikle yüksek konsantrasyonların aşırı veya yanlış kullanımı sonucu daha ciddi nörolojik yan etkiler (baş ağrısı, uykusuzluk, kafa karışıklığı, nadiren nöbetler) bildirilmiştir. Ancak bu tür vakalar son derece seyrektir ve genellikle talimat dışı kullanımla ilişkilidir.
Sonuç olarak, DEET içeren ürünler, doğru konsantrasyonda ve kullanım talimatlarına uygun şekilde kullanıldığında böcek kaynaklı hastalıklara ve ısırıklara karşı etkili ve güvenilir bir koruma yöntemidir. Ürün etiketini dikkatlice okumak ve güvenlik önerilerine uymak, olası riskleri en aza indirirken maksimum faydayı sağlamak için kritik öneme sahiptir.
ÖZET VE ÖNEMLİ NOTLAR
DEET’in koruyuculuğu kullanılan konsantrasyona göre artar. %30 DEET genellikle 6-8 saat etkili olur. %50’ye kadar çıkılabilir (daha uzun süreli etki için).
Permetrin genellikle %0.5 konsantrasyonda giysilere uygulanır ve yıkamaya dayanıklı şekilde 4-6 yıkamaya kadar etkili kalabilir.
Kombinasyonla, hem böceğin yaklaşması önlenir (DEET), hem de temas etmesi halinde öldürücü etki sağlanır (Permetrin).
Askeri saha testlerinde bu kombinasyonla %99’a kadar koruma sağlandığı rapor edilmiştir.
DEET, ciltte doğrudan kullanılır ve böcekleri uzaklaştırıcıdır. Doğrudan teması engeller.
Permetrin, giysi ve eşyalara uygulanır, böcek temas ettiğinde öldürücü etki gösterir.
Birlikte kullanım, hem caydırıcı (DEET), hem öldürücü (Permetrin) etki sağladığı için sinerjik ve çok daha güçlü koruma oluşturur.
Kombinasyon, özellikle kene ve sivrisinek kaynaklı hastalıklara karşı en etkili strateji olarak kabul edilir.
DEET – Permetrin – Kombinasyon Etkililiği Tablosu
Hedef Böcek Türü
Sivrisinek
DEET (%20–30): %90–95
Permetrin (%0.5, giysi): %60–80
DEET + Permetrin: %98–99
Kene
DEET (%20–30): %80–90
Permetrin (%0.5, giysi): %90–95
DEET + Permetrin: %99+
Tatarcık (Sandfly)
DEET (%20–30): %70–90
Permetrin (%0.5, giysi): %60–70
DEET + Permetrin: %95–98
Karasinek
DEET (%20–30): %60–80
Permetrin (%0.5, giysi): %50–60
DEET + Permetrin: %90–95
Tropikal Böcekler
DEET (%20–30): %85–95
Permetrin (%0.5, giysi): %70–90
DEET + Permetrin:%98–99+
ÖNERİLER VE SON DÜZELTMELER
Ülkemizde bu iki etken maddeyi benim bildiğim sadece bir firma üretiyor o da Chrysamed. Bu yüzden kullanıcıların doğru ürünleri almalarına yardımcı olmak için bir güncelleme yapma mecburiyetindeyim.
Öncelikle Deet içeriği için REPELLENT D30 spreyi alıp doğrudan vücuda uygulama yapmak gerekiyor.
Kendi sitelerindeki görseli bu şekilde.
Permetrin içeriği ise iki seçenek mevcut birisi kullanıma hazır ürün olan İNSEKTİSİT MAX adlı ürün bu ürün firma tarafından doğrudan kullanıma uygun şekilde üretiliyor. Yani doğrudan satın alıp ev, giysi kullanımına uygun ancak blog yazımızda belirttiğimiz %0.5 permetrin içeriğini karşılamıyor. Bu halde kullanımında 0.2 permetrin içeriği bulunuyor. 0.5 permetrin içeriği 4-6 yıkama veya 4-6 hafta atki ve yüzde 90 üztü koruma sağlarken 0.2 içerik çok daha kısa süreli ve az koruma sağlar. Yine de günlük kullanım ve güvenli kullanım için gayet yeterli seviyededir.
Görseli sitelerinde bu şekilde. (İhtiyaca göre boyları mevcut)
Peki %0.5 içerik üretmemiz mümkün değil mi derseniz tabii ki mümkün. Yine sitelerinde KONSANTRE EC PLUS adlı ürün mevcut. Bu ürün %25 permetrin içeriğine sahiptir. Tabii ki bu haliyle kullanılması mümkün değildir. %0.5 e çevrilmesi için doğru oranda seyreltilmesi gereklidir. Ancak bunun uygulaması sadece yetkili kişilerce mümkündür. Çevrenizdeki yetkili ilaç şirketlerine danışıp içeriğini 0.5 e düşürmesini isteyebilirsiniz. Sadece profesyonel kullanım içindir.
Kendi sitelerinde görseli bu şekilde. (İhtiyaca göre boyları mevcut)
Uyarı
İnteksitit Max adlı ürünü giysi, çadır, bot gibi materyallerin üzerinde kullanımında bir sakınca yoktur. Ancak Konsantre EC ürünün “konsantre” formatta olması sebebiyle yalnızca profesyonel kullanıcılar tarafından, belirli teknik bilgi ve donanıma sahip şartlarda kullanılması gerekir. Yani Konsantre Ec plus veya herhangi bir konsantre ürünün bireysel kullanıcılar tarafından seyreltilerek doğrudan tüketiciye önerilmesi veya kamusal platformlarda bu şekilde anlatılması, yasal düzenlemeler kapsamında uygun olmayacaktır. Bu sınırlama, ürün güvenliği ve yasal sorumluluklar nedeniyle önemlidir. Kullanıcılar bu uyarılara dikkat etmelidir ve sorumluluklar kendilerine aittir.
Doğrudan tüketiciye sunulmuş ve Bakanlık onaylı ürünlerin kullanımı ve tanıtımıyla ilgili bir sakınca bulunmamaktadır. Son tüketici için Repellent D30 sprey ve İnteksitit Max uygundur.
Ayrıca bu içerikte Chysamed adlı firmayla herhangi bir anlaşmam ve işbirliğim yoktur. Kendi kullandığım, sevdiğim ürünler olduğu için ve bu etken maddeleri başka üreten firma olduğunu bilmediğim için tavsiye niteliğinde öneridir. Reklam değildir. Ürünlere ulaşmak ve ürünlerle ilgili aklınızda soru varsa kendi siteleri var, sitelerini ziyaret edebilirsiniz ve merak ettiğiniz sorulara çok yardımcı oluyorlar.
GÖRSELLER VE VİDEOLU ANLATIM
En uygun zamanda buraya uygulama görselleri ve videosu gelecektir.